VAY CEYHAN’IM VAY…
Yağmur yağdı…
Ama bu kez sadece sokaklara değil, insanların yüreğine de doldu su.
İki saatlik sağanak, koskoca bir ilçeyi çaresizliğe teslim etti. Caddeler göle döndü, araçlar yollarda mahsur kaldı, esnaf dükkânındaki ekmeğini kurtarmaya çalıştı. Devlet Hastanesi’nin acil servisini su bastı… Evet, yanlış duymadınız; insanların şifa bulmak için koştuğu hastanenin aciline su doldu. Morguna kadar su yürüdü bu şehrin.
Peki soruyorum şimdi:
Bir şehir her yağmurda aynı kaderi yaşamaya mahkûm mudur?
Ceyhan yıllardır aynı çığlığı atıyor.
Her yağmurda aynı görüntüler…
Her afette aynı açıklamalar…
“Şiddetli yağış vardı.”
“Beklenmeyen doğa olayı…”
“Ekipler çalışmalarını sürdürüyor…”
Hayır!
Sorun artık sadece yağmur değil.
Sorun; yıllardır temizlenmeyen kanalizasyonlar, yapılmayan altyapılar, sadece seçim zamanı hatırlanan sokaklar ve vatandaşın sesine kulak tıkayan anlayıştır.
Bugün su altında kalan sadece yollar değil; insanların sabrı, güveni ve umududur.
Defalarca söylendi…
“Şu mazgalları temizleyin” dendi.
“Şu taşkın bölgelerine çözüm üretin” dendi.
Ama ne oldu?
Algı çalışmaları gerçek hizmetin önüne geçti. Fotoğraf vermek, sorun çözmenin yerini aldı.
Bakın bugün yine aynı tabloyu yaşadık.
Sanayi sitesi sular altında…
Köylerde tarım arazileri zarar görmüş…
Vatandaş evine ulaşamıyor…
Esnaf dükkânını kurtarma derdinde…
Ve bir hastane… Bir devlet hastanesi su basıyor!
Şimdi sormak gerekiyor:
Bu hastane yapılırken altyapısı hiç mi düşünülmedi?
Bu yollar planlanırken yağmur hesabı hiç mi yapılmadı?
Yoksa “nasıl olsa unutulur” mu denildi?
Ama insanlar artık unutmuyor.
Çünkü her yağmurda aynı rezilliği yeniden yaşıyorlar.
Ceyhan sahipsiz değildir!
Bu topraklarda yaşayan insanlar kaderine terk edilecek insanlar değildir.
Bu halk vergisini veriyorsa hizmet de isteme hakkına sahiptir.
Sayın yetkililer…
Allah aşkına artık mazeret üretmeyin.
“Doğal afet” deyip geçmeyin.
Doğa görevini yaptı; yağmur yağdı.
Peki siz görevinizi yaptınız mı?
Yazın yapılması gereken altyapıyı kışın konuşmanın kimseye faydası yok.
Vatandaş artık söz değil,çözüm istiyor.
Çünkü Ceyhan her yağmurda boğuluyor…
Ve biz her defasında aynı cümleyi kuruyoruz:
Vay Ceyhan’ım vay…








