KIZILDAĞ’DA BİR TARİH YENİDEN YAZILIYOR

KIZILDAĞ’DA BİR TARİH YENİDEN YAZILIYOR

Şahin ÖZER 
Sahadan Bir

Gazetecinin Kaleminden…
Mesleğim gereği Türkiye’nin dört bir yanında, Avrupa’nın birçok ülkesinde sahada olan bir gazeteci olarak bugüne kadar çok sayıda etkinliğe, festivale, spor organizasyonuna ve önemli buluşmaya tanıklık ettim. Ancak bazı organizasyonlar vardır ki yalnızca izlenmez, insanın yüreğinde iz bırakır.
İşte Kızıldağ Yaylası’nda yaşadığım duygu tam da buydu.
Karaisalı Belediyesi tarafından düzenlenen, Sarıçam Belediyesi’nin ana sponsorluğunu üstlendiği 141. Karakucak Güreşleri için Sarıçam Belediyesi’nin davetlisi olarak Kızıldağ Yaylası’na geldim.
Buraya yalnızca bir gazeteci olarak gelmedim.
Meslektaşlarımla, dostlarımla bir araya gelmenin, yıllardır aynı yolda yürüdüğümüz insanlarla aynı sofrayı, aynı heyecanı ve aynı coşkuyu paylaşmanın onurunu yaşadım.
Kızıldağ’ın havası başka, insanı başka, güreş meydanının heyecanı ise bambaşka…
Fakat bu yıl beni en çok heyecanlandıran konu, Karakucak güreşlerinin bölgesel kimliğinden sıyrılarak ulusal ve uluslararası bir organizasyona dönüştürülmesi yönündeki hazırlıklar ve atılan adımlar oldu.
Özellikle Azerbaycan, Çeçenistan, Gürcistan, İran ve Özbekistan gibi ülkelerden sporcuların davet edilmesi; şampiyon güreşçilerin Kızıldağ er meydanında buluşturulmasının hedeflenmesi, bana göre çok önemli bir vizyonun işaretidir.
Çünkü güreş yalnızca bir spor değildir.
Güreş; tarihimizdir, kültürümüzdür, geleneğimizdir, yiğitliğimizdir.
Bir pehlivanın er meydanına çıkışı, sadece rakibiyle mücadelesi değildir. O meydanda bir kültürün, bir geleneğin ve asırlardan süzülüp gelen bir mirasın temsilciliğini yapar.
Kızıldağ’ın bu anlamda büyük bir potansiyeli var.
Eğer doğru adımlar atılır, organizasyon her yıl daha da geliştirilir ve uluslararası boyutu güçlendirilirse, Kızıldağ Karakucak Güreşleri’nin gelecekte Kırkpınar gibi Türkiye’nin marka güreş organizasyonlarından biri haline gelmemesi için hiçbir neden yok.
Belki bugün bunun ilk adımlarına tanıklık ediyoruz.
Ben bir gazeteci olarak sahadan baktığımda şunu görüyorum:
Kızıldağ’da yalnızca güreş yapılmıyor; bir gelenek geleceğe taşınıyor.
Bu noktada Karaisalı Kaymakamı Hüseyin Bozoğlan, Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ ve Karaisalı Belediye Başkanı Bekir Şimşek’in konuya duyarlılık göstermelerini son derece anlamlı buluyorum.
Yerel yönetimlerin kültürel değerlere sahip çıkması, geleneksel sporlarımızı yaşatması ve bunları gelecek kuşaklara aktarmak için vizyon ortaya koyması takdire değerdir.
Çünkü bugün sahip çıkmadığımız değerler, yarın sadece fotoğraflarda ve eski hikâyelerde kalabilir.
Kızıldağ ise bunun tam tersini söylüyor.
“Bu gelenek yaşayacak, büyüyecek ve dünyaya açılacak…”
Kızıldağ Yaylası’nda meslektaşlarımla ve dostlarımla geçirdiğim güzel saatler, benim için unutulmayacak anılar arasında yerini aldı.
Bir gazeteci olarak nice meydanlar gördüm, nice organizasyonları takip ettim.
Ama bazı yerler insana sadece haber yaptırmaz; duygu da yaşatır.
Kızıldağ da benim için böyle bir yer oldu.
Burada dostluğu gördüm, kardeşliği gördüm, geleneksel sporumuza sahip çıkmanın gururunu gördüm.
Ve en önemlisi, yıllardır Anadolu’nun topraklarında yaşayan bir geleneğin yeniden güçlenerek geleceğe doğru yürüdüğünü hissettim.
Dilerim Kızıldağ’ın er meydanında atılan bu adımlar daha da büyür.
Dilerim dünyanın farklı ülkelerinden pehlivanlar bir gün Kızıldağ’a gelir, Türk bayrağının gölgesinde aynı er meydanında buluşur.
Ve yıllar sonra bugünleri hatırladığımızda,
“Kızıldağ Karakucak Güreşleri’nin ulusal ve uluslararası bir marka olmasının temelleri işte o günlerde atılmıştı” deriz.
Çünkü tarih, yalnızca geçmişte yazılmaz.
Bazen tarih, bir yaylanın er meydanında yeniden yazılmaya başlar.
Ve ben bir gazeteci olarak, Kızıldağ’da yazılmaya başlayan bu tarihin tanığı olmaktan büyük bir mutluluk ve gurur duyuyorum.

Önceki Haber KIZILDAĞ KARAKUCAK GÜREŞLERİ, ULUSLARARASI KİMLİĞİYLE GÖRÜCÜYE ÇIKIYOR
Sonraki Haber BASIN TEMSİLCİLERİNDEN KARABÜK VALİSİ'NE ZİYARET
Benzer Haberler