XI. Anadolu Medya Çalıştayı Ankara’da Toplandı Gazetecilik Mesleği İçin Tarihi Bir Adım:
“Bu Sadece Bir Çalıştay Değil, Bir Meslek Mücadelesidir”
Türk basın tarihinde uzun yıllardır konuşulan ancak bir türlü somut zemine oturtulamayan “gazeteciliğin yasal statüsü” meselesi, Ankara’da düzenlenen XI. Anadolu Medya Çalıştayı ile yeniden ve güçlü bir şekilde gündeme taşındı.
Uluslararası Basın Konfederasyonu (UBK) öncülüğünde gerçekleştirilen çalıştay, sadece sektör temsilcilerini değil, siyaset, hukuk ve kamu yönetiminin önemli isimlerini de aynı masa etrafında buluşturdu. Medya sektörünün yasal bir çerçeveye kavuşması ve “Medya Meslek Birliği”nin kurulması amacıyla başlatılan seferberlikte, Ankara buluşması kritik bir eşik olarak kayda geçti.
Anadolu’nun dört bir yanından gelen gazeteciler, mesleklerinin geleceği için ortak bir irade ortaya koydu. Gürel: “Bu Bir Sistemsel Boşluktur” Çalıştayın açılış konuşmasını yapan UBK Genel Başkanı Şakir Gürel, Türkiye’de gazeteciliğin halen bir meslek odasına sahip olmamasını sert sözlerle eleştirdi. Gürel, bu durumu yalnızca bir eksiklik değil, “sistemsel bir boşluk” olarak tanımladı. “Gazetecilerin aktarlar ya da fotoğrafçılar odasına kayıt edildiği bir düzende mesleki öz denetimden söz edemeyiz” diyen Gürel, amaçlarının basını baskı altına almak değil, mesleğin itibarını ve toplumun doğru bilgiye erişim hakkını korumak olduğunu vurguladı. “Dezenformasyonu önleyecek, mesleki etik ve sorumluluğu güçlendirecek yasal bir statüyü hayata geçirmek zorundayız” sözleri, salonda uzun süre yankı buldu.

Sektörün Tüm Paydaşları Aynı Masada Çalıştayda; TGF Genel Başkanı Yılmaz Karaca, TDGF Genel Başkanı Menderes Demir, Ceyhan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Ceyhun Özer, TGF, TDGF ve UBK Yönetim Kurulu Üyesi Şahin Özer, TDGF Yönetim Kurulu Üyesi Necmi Pişkin ve Anadolu’nun dört bir yanından gelen çok sayıda gazeteci söz aldı.
Konuşmalar, medya sektöründe yaşanan başıboşluk, dijitalleşmenin getirdiği riskler, etik erozyon ve emeğin değersizleşmesi gibi temel sorunlara ışık tuttu. “Basın Yanlış Yaptığında, Önce Basın ‘Dur’ Diyebilmeli” İçişleri Bakanlığı destekli proje kapsamında gerçekleştirilen çalıştayda, kamu adına yapılan değerlendirmeler de dikkat çekti. İçişleri Bakan Yardımcısı, yapay zekâ çağında dezenformasyonun hızla yayıldığına dikkat çekerek şu çarpıcı ifadeleri kullandı: “Basın yanlış yaptığında, oto-kontrol mekanizmasıyla önce yine basın ‘dur’ diyebilmelidir.” Bu sözler, düzenlemenin bir sansür değil, mesleğin kendi iç denetimini kurma arayışı olduğunun altını çizdi.

“İddia Ediliyor” Cümlesiyle Hayatlar Karartılıyor Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. M. Hilmi Güler, sektördeki denetimsizliğin ciddi mağduriyetlere yol açtığını belirterek, “‘İddia ediliyor’ ifadesiyle sınırsız suçlamalar yapılabiliyor. Bu başıboşluk mutlaka denetlenmelidir” dedi. Hukuk Cephesinden Net Mesajlar Ankara Baro Başkanı Mustafa Köroğlu, basın özgürlüğünü daha derin bir çerçevede ele aldı: “Basın özgürlüğü, aslında hakikatin özgürlüğüdür.
Basın korunursa toplum özgürleşir. Savunma geri çekilirse adalet tükenir.” Büyükelçi Yavuz Selim Kıran ise, basın emekçilerinin yıllardır karşılık bulmayan emeğine dikkat çekerek, “Bu garip tablonun sona ermesi, artık insani bir zorunluluktur” ifadelerini kullandı.

Dönem Ordu Milletvekili ise, gazeteciliğin yalnızca yasal değil, ahlaki bir çerçeveye de ihtiyaç duyduğunu vurguladı: “Gazeteciler kendi anayasalarını oluşturmalıdır. Her yasal eylem helal değildir. Kalem darbesiyle sokağı karıştıranların ahlaki sorumluluğu vardır.” İki Günlük Çalıştayda Tarihi Başlıklar Masada İçişleri Bakanlığı destekli proje kapsamında iki gün sürecek çalıştayda şu başlıklar ele alınarak karara bağlanacak: Medya Otoritesi: Tam veya yarı bağımsız bir yapıya ihtiyaç var mı? Meslek Tanımı: Gazeteci sıfatını kim, hangi kriterlere göre verecek? Meslek Birliği: Kurulacak birliğin yasal yetkileri ve yaptırım gücü ne olacak? Basın Özgürlüğü: Mesleki düzenlemeler özgürlüğü nasıl etkileyecek? “Bu Mücadele Hepimizin” XI. Anadolu Medya Çalıştayı, yalnızca bir toplantı değil; gazeteciliğin onurunu, emeğini ve geleceğini koruma iradesinin yüksek sesle ilanı oldu. Ankara’da atılan bu adımın, Türkiye’de medya mesleğinin yeniden tanımlanmasında bir dönüm noktası olması bekleniyor. Kalemini onurla taşıyan gazeteciler için bu çalıştay, “mesleğimiz sahipsiz değil” mesajının en güçlü ifadesi olarak tarihe geçti.








