Yüreğimi Yaktın Faruk Kardeşim...
(Milli Kamil DEMİRAY)
Bazı insanlar vardır; yaşarken çevresine umut, duruş, zarafet ve insanlık bırakırlar. Onlar için “iyi futbolcuydu” ya da “başarılı bir sporcuydu” demek yetmez.Çünkü onlar geride bir müsabaka değil, bir hayat dersi bırakırlar. İşte Faruk Karadoğan… Çukurova’nın, Ceyhan’ın, Türkiye’nin ve Beşiktaş camiasının ortak gururu… Bugün onu kaybetmenin tarifsiz acısını yaşıyoruz.
Acı haberi gazeteci dostum Şahin Özer’den aldığım o anda elim ayağım titredi.Sanki bir yerimiz eksildi, bir omzumuz boşaldı, bir kanadımız kırıldı.Faruk kardeşim, sevenlerinin gözleri önünde; anne ve babasının yanı başında, Mersin Mezitli’de son yolculuğuna uğurlandı. O an, “geri gelmeyecek” gerçeği hepimizin yüreğine ağır bir taş gibi oturdu.
O günden bu yana içimde tarifi olmayan bir hüzün var.Çünkü Faruk sadece benim kardeşim değildi;Birlikte Lisede okuduk,birlikte futbol oynadık.Faruk, Ceyhan’ın abisiydi, Çukurova’nın evladıydı, Beşiktaş’ın sessiz efendisiydi.Sahada nasıl beyefendi bir duruşu varsa, hayatın içinde de aynı zarafeti taşırdıFutbolculuğu kadar teknik direktörlüğünde de örnek alınacak bir kişilikti.Dürüstlüğü, mücadelesi, insanlığı… Hepsi birer miras şimdi.
Zaman zaman evine gidip sohbet ederdik, hasret giderirdik. Bir keresinde Şahin Özer’le birlikte ziyaret ettik. O gün çekilen fotoğraflarda kötü giden hiçbir şey yok gibiydi; yüzünde yine aynı o mütevazı tebessüm… O an bilmiyorduk ki, hafızalara kazınan o kareler onun hayatının son hatıraları olacaktı. Bazen insanın ömrü gerçekten de anılarda saklı kalıyor.

Faruk’u herkes severdi. Çukurova'nın her köşesinde onun bir hatırası, bir hikâyesi anlatılır.Beşiktaş formasını terlettiği günleri izleyenler, onu Mersin’de gözyaşlarıyla uğurladı.Eski maçlarını, eski anıları hatırladıkça gözlerim doluyor.Bir anı bitiyor, diğeri başlıyor. Çünkü Faruk girdiği her kalpte iz bırakmış bir insandı.
Mezitli kabristanlığında toprağa verilirken kalabalığın yüzünde aynı ifade vardı: “Sanki birazdan yine o gülen gözlerle kapıdan girecekmiş gibi…” Onu toprağa bırakmak kolay olmadı.Çünkü bir ömrün özeti olan tüm o güzellikleri, o toprağın altına bırakıp geri dönmek insana ağır geliyor.
Faruk kardeşim… Türk futboluna kattığın değerler unutulmayacak. Sahadaki mücadelen, hayattaki efendiliğin, dostluğun, tevazun bir okul gibiydi.Yüreğin kocamandı.Hayatın boyunca kimseyi incitmedin; kader de seni incitmeden aldı aramızdan.
Bir gün yine bir araya geliriz diye sözleşmiştik. Nasip olmadı be güzel yürekli kardeşim…
Ama şunu bil:
Seni asla unutmayacağım. Unutturmayacağız.
Nurlarda uyu Faruk kardeşim…
Kalbimizdeki yerin hep aynı kalacak.








