21 Mart…

21 Mart…

21 Mart


Takvim yapraklarında sıradan bir gün gibi durur belki. Ama bazı kalpler için öyle değildir. Bazı hayatlar için hiç değildir.


Adına “farkındalık günü” derler. Ama mesele farkında olmak değil aslında… Mesele, gerçekten görmek.
Çünkü biz bu ülkede bazı şeyleri sadece gününde hatırlarız. Sonra unuturuz. Ertesi gün hayatımıza kaldığımız yerden devam ederiz. Onlar ise… Hiç ara vermez hayata. Hiç “bugünlük farkındayım” demez.
Memoş mesela…
Ceyhan’da bir isim değildir sadece. Bir hatırlatmadır. Bir aynadır. Bir vicdan testidir aslında.
Çocukluğundan beri gözünün önünde büyüyenler bilir. Onun azmini, Onun saf sevincini, Onun pes etmeyen halini…
Biz yorulurken o yorulmaz.Biz vazgeçerken o devam eder.
Biz bahane ararken o sahneye çıkar.Yarışmalara gider.
Dereceler alır.
Şarkı söyler.Alkışlanır.
Ama en önemlisi… Kalplere dokunur.
Geçtiğimiz günlerde sahneye çıktı. “Mardinli Güzel”i söyledi.Sadece bir şarkı değildi o. Bir mesajdı.
“Ben buradayım” dedi.
“Görün beni”dedi.
Salon alkışladı.Ayakta alkışladı.
Peki sonra?
Işıklar söndü.Sahne boşaldı.
Hayat devam etti.
Her zamanki gibi…
İşte mesele tam da burada başlıyor.
Alkışlamak kolay.Sahneye çağırmak kolay. Plaket vermek kolay.
Zor olan…Hayatın içine almak.
Gerçekten yer açmak.
Bir belediyede…Bir kurumda…Bir masada…
Tokat Belediye Başkanı 
Mehmet Kemal Yazıcıoğlu yaptı.
“Ceyhan Belediyesi Gel,sen de buradasın”diyebilmek.
Bakın…Bir yerde yapılmış.
Bir kişi çıkmış, Bir kardeşimizi sadece alkışlamamış…
Ona görev vermiş.Sorumluluk vermiş.Onur vermiş.
Çünkü gerçek farkındalık budur.
Slogan değil… İcraattır.
Memoş gibi insanlar… Toplumun yükü değildir.
Toplumun aynasıdır.
Onlara bakarak kendimizi görürüz.
Ne kadar insan olduğumuzu anlarız.
Ve belki de en acısı şu:
Onlar eksik doğmaz. Biz eksik bırakırız.
Sevgi eksik, fırsat eksik, anlayış eksik…
Oysa onların fazlası var.Bir kromozom fazlası…
Ama bizde eksik olan şey,hiçbir laboratuvarda ölçülmez.
Vicdan.
21 Mart…
Eğer gerçekten bir anlamı olacaksa,bir günlüğüne değil,her gün hatırlamakla olur.
Bir çiçek vermekle değil,bir kapı açmakla olur.
Çünkü bazı insanlar… Sadece alkışlanmak istemez.
Yaşamak ister.
Aramızda,yanımızda, bizimle birlikte…
Gerçekten.
Ve belki o zaman,biz de insan oluruz.
Hasan Ergin ve Ailesini tebrik ediyorum.Örnek bir Ailedir...

Benzer Haberler