Ceyhan’da Gaz Var, Hizmet Yok
31-01-2026 21:57Ceyhan’da her şey var. Doğalgaz var… Ama bina yok. Üç yıldır. Evet yanlış okumadınız. Üç yıldır.
Ceyhan’da her şey var. Doğalgaz var… Ama bina yok. Üç yıldır. Evet yanlış okumadınız. Üç yıldır.
Ceyhan’da eski Devlet Hastanesi yıkılacakmış. İyi. Peki soralım… Bu şehirde iyi olan her şey neden hep bir yerden yıkılarak başlıyor? Bal Ligi’ndeki temsilcimiz…
Bazı koltuklar vardır… O koltuklara oturulmaz. O koltuklar taşınır. Bazı görevler vardır… Unvan değildir. Sorumluluktur.
Belediye Başkanından Fazlası. Bazı insanlar makamı büyütür. Bazı makamlar da insanı… Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ, ilk grupta olanlardan.
Bayrak dediğin bez parçası değildir. Öyle diyenler ya tarih bilmez, ya bedel ödememiştir. Bayrak kandır. Bayrak terdir.
Koltuk küçük. Menfaat daha küçük. Ama kırılan kalplerin, dökülen değerlerin hesabı büyük. Kimse kusura bakmasın… Ceyhan, sessiz sedasız eriyor.
Bu ülkede herkes bir yerlere gelmek ister. Makam ister. Koltuk ister. Unvan ister.
Bu Kalem Susmaz 10 Ocak geldi geçti. Bazıları için takvim yaprağıydı. Bazıları için protokol maddesi. Bazıları içinse…
Bazı insanlar vardır… Adı söylenince susulur. Arkasından konuşulmaz, yazılır. Ama ne yazarsan yaz, eksik kalır. Çünkü bazı insanlar kelimeyle anlatılmaz. Onlar ancak yürekle hissedilir.
Gazeteciyim. Yıllardır sağlık sektörünün içindeyim. Hastane koridorlarını, evinin koridorundan daha iyi bilenlerdenim. Bazen haber için girdim o kapılardan…
Ceyhan kurtuldu… 104 yıl önce. Toprağıyla, suyuyla, insanıyla.
Takvim yaprakları 104 yıl öncesini gösterdiğinde, bu topraklarda bir cümle yankılandı. Öyle sıradan bir cümle değildi.
Yeni yıla sayılı günler kaldı. Takvim değişiyor. Ama bazı alışkanlıklar… Hiç değişmiyor.
Gazeteciyim. Yıllardır sağlık sektörünün içindeyim. Hastane koridorlarını evinden çok görenlerdenim.
Baban giderse, evin duvarları ayakta kalır da, içi çöker. Saat çalışır, takvim yaprakları düşer, ama zaman durur.
Bazı insanlar vardır; adı manşetlere çıkmaz, makam odalarında oturmaz, büyük cümleler kurmaz… Ama bir şehrin kalbinde sessizce yer eder. İşte Muhittin de onlardan biriydi. Ceyhan’ın sokaklarında tanıdık bir yüz, selamı içten, gülüşü eksik olmayan bir emekçiydi.
Ceyhan’da uzun süredir bir koltuk vardı. İçinde oturan vardı mı, yok muydu… O biraz muamma. Ama artık o koltukta Avukat Bülent Demirel oturuyor. Hayırlı olsun.
Bazı şehirler vardır… Haritada küçük görünür. Ama yürekte büyük yer kaplar. Nevşehir öyle bir yer işte.
Gazetecilik… Sadece haber peşinde koşmak değil; insan biriktirmek, hatıra toplamak, vefayı yollara serpiştirmektir. Türkiye’nin dört bir yanında, Avrupa’nın çeşitli şehirlerinde yıllardır kalem tutarken öğrendiğim en önemli şey şudur: Gittiğiniz yerler değil, sizi orada karşılayan yürekler iz bırakır.
40 yıldır Sahadayım… Gazetecilik öyle masa başında olmuyor. Hayatın içindeyim. Düğünde de varım, maçta da… Ama en çok nerede varım biliyor musunuz? Cenazede.
Ceyhan’da sabah yedi. Hastane koridorları henüz uykulu… Çay ocakları yeni yanmış… Bazı odalarda ışık bile yanmıyor henüz. Ama bir odada hayat çoktan başlamış. Çünkü bazı meslekler vardır, mesaiyle değil, vicdanla başlar. İç Hastalıkları Uzmanı Ahmet Uludağ,
Kırk yıldır Ceyhan’da… Beş gazete, iki radyo, bir televizyon… Deyim yerindeyse, Kırk yıldır Ceyhan’da… Beş gazete, iki radyo, bir televizyon… Deyim yerindeyse, bu memleketin tozunu dumana katarak değil; tozunu, dumanını, yükünü sırtlanarak hizmet etmiş insanlarız. Gazetecilik yapmaktayız.