YÜREĞİMİZİ YAKTIN FATİH KARDEŞİM…

YÜREĞİMİZİ YAKTIN FATİH KARDEŞİM…

YÜREĞİMİZİ YAKTIN FATİH KARDEŞİM…

Bazı haberler vardır; insanın içine bir kor gibi düşer,kelimeler boğazda düğümlenir,cümleler yarım kalır. İşte o acı haberlerden biri daha geldi Ceyhan’a… Yalnızca bir insanı değil, bir hatırayı,bir dostluğu,bir tebessümü kaybettik. Yüreğimiz yandı.


Ceyhan halkının gönlünde taht kurmuş, çevresinde saygı ve sevgiyle anılan Kırıkhanlı ailenin küçük çınarı,diş teknisyeni Fatih Polat’ın hayatını kaybettiği haberi hepimizi derinden sarstı.Bu sadece bir vefat haberi değildi; bu,bir şehrin içinden bir parçanın kopmasıydı.
Biz o sırada oğlum Ceyhun ile birlikte Eskişehir’deydik. 70. Başkanlar Konseyi programı için bulunuyorduk.Oradan İstanbul’a geçip dostlarımız Ahmet Altıkulaç ve Uğur Gürü kardeşlerimizin iş yerinde bir hatıra ve reklam çekimi yapacaktık.Hayat, kendi akışı içinde devam ederken gelen bir telefonla zaman adeta durdu. Ceyhan’dan gelen o acı haber, bulunduğumuz her yeri anlamsızlaştırdı.
Henüz 48 yaşındaydı Fatih kardeşimiz… Hayatının en verimli çağında,iki evladının babası, ailesinin dayanağı, dostlarının güvendiği bir isimdi.Mesleğinde başarılı, insan ilişkilerinde samimi, gönlü zengin bir insandı. Böyle insanların ardından söylenecek sözler hiçbir zaman yeterli olmaz.
Olayın Kurtpınar Mahallesi kırsalında meydana geldiği, arkadaşları tarafından aracında vefat etmiş halde bulunduğu bilgisi ise acıyı daha da derinleştirdi.Nasıl oldu? Neden oldu? Bu sorular herkesin zihninde dönüp duruyor.Bazı Şerefsiz kalemşörlerin Aileye acı yaşatması hiç yakışmadı.Bazı sorular vardır ki cevabı ne olursa olsun acıyı hafifletmez.
Biz cenazesine yetişemedik…Ama anlatılanlar bile ne denli sevilen bir insan olduğunu göstermeye yetti.Adeta bir miting havasında,kalabalık bir topluluğun omuzlarında son yolculuğuna uğurlanmış.Herkes oradaymış.Çünkü bazı insanlar vardır; varlığıyla olduğu kadar yokluğuyla da kalabalık eder bir yeri.
Taziye evine ulaştığımızda ise kelimeler tamamen anlamını yitirdi.Aile dostumuz olan Polat ailesinin acısını paylaşmak istedik ama insan böyle anlarda ne diyeceğini bilemiyor.Dilimiz tutuldu. Zoraki birkaç kelime, birkaç baş sağlığı dileği… Oysa acının tarifi yok.
Ağabeyleri, kıymetli diş hekimleri Hüseyin, Sıtkı ve Hilmi Polat… Dimdik durmaya çalışıyorlar.Ama insan kardeş acısını içinde nasıl taşır, bunu tarif etmek mümkün değil.Taziye evi dolup taşıyor,Kur’an tilavetleri yükseliyor, ilahiler okunuyor…Herkes aynı sorunun cevabını arıyor: “Nasıl oldu?”
İnançlı bir aile…Hayatın değerini bilen, insanlara faydalı olmayı şiar edinmiş bir evlat…Böyle bir sonu kim yakıştırabilir ki? İnsan kabullenmekte zorlanıyor. Çünkü bazı gidişler erken, bazı vedalar yarım kalır.
Sevgili Fatih kardeşim… Ölüm sana yakışmadı. Ardında bıraktığın boşluk kolay dolmayacak.Seni tanıyan herkesin yüreğinde ayrı bir yerin vardı. Şimdi o yer, tarifsiz bir hüzünle dolu.
Bu dünyadan bir Fatih Polat geçti… Ardında iyi hatıralar, güzel dostluklar ve dua eden insanlar bırakarak…
Rabbim mekânını cennet eylesin. Başta iki kıymetli evladı olmak üzere, ailene ve tüm sevenlerine sabır diliyorum.
Bazı acılar paylaşılmaz, sadece hissedilir…
Ve biz bugün o acının tam ortasındayız.

Benzer Haberler