YAZIK OLMASIN BU EMEKLERE…

YAZIK OLMASIN BU EMEKLERE…

YAZIK OLMASIN BU EMEKLERE…

 

Bazı yenilgiler vardır…
Skor tabelasında kaybedersiniz ama insanların gönlünde kazanırsınız.
Bazı takımlar vardır…


Kupayı alamaz ama bir şehrin umutlarını yeniden ayağa kaldırır.
İşte Ceyhanspor’un bu sezon yazdığı hikâye tam da budur.
Bal Ligi’nin o ağır, yıpratıcı, çileli yollarında; yoklukla, imkânsızlıkla, ilgisizlikle mücadele ederek yürüyen bir takım vardı bu yıl…
Adı Ceyhanspor’du.
Kimi zaman yalnız bırakıldı, kimi zaman küçümsendi, kimi zaman da destek verilmesi gerekirken omzuna yük bindirildi.
Ama buna rağmen yılmadı.
Mücadele etti.
Direndi.
İnandığı yoldan dönmedi.
Ve sonunda yıllardır özlemini çektiği heyecanı yeniden yaşattı bu ilçeye…
Play-Off oynama hakkı kazanarak Ceyhan’ın üzerine çöken o umutsuzluğu dağıttı.
Sokaklarda yeniden futbol konuşuldu.
Kahvehanelerde insanlar aynı heyecanda buluştu.
Bayraklar asıldı, formalar giyildi, çocukların gözlerinde yeniden umut parladı.
İlçe adeta bayram yerine döndü.
Çünkü mesele sadece futbol değildi…
Mesele bir şehrin yeniden ayağa kalkma mücadelesiydi.
Bu hikâyenin en büyük kahramanlarından biri hiç şüphesiz Taraftarlar Derneği Başkanı Mustafa kardeşimiz ve onunla birlikte gece gündüz demeden mücadele eden yönetimi ile Panzerler Grubu oldu.
Onlar sadece tribünde bağırmadılar…
Takımlarına yüreklerini verdiler.
Deplasman yollarında çile çektiler, yağmurda ıslandılar, güneşte yandılar ama bir gün olsun armayı yalnız bırakmadılar.
Nizip’te oynanan o kader maçında da görevlerini fazlasıyla yaptılar.
Takımlarını son düdüğe kadar desteklediler.
Çünkü gerçek taraftarlık iyi günde fotoğraf vermek değil, zor günde omuz vermektir.
Evet…
Belki hayaller penaltılarda yarım kaldı.
Belki bir üst lige çıkılamadı.
Ama kimse çıkıp da bu takım başarısızdı diyemez.
Çünkü başarı sadece kupayla ölçülmez.
Başarı bazen yok olmaya yüz tutmuş bir kulübü yeniden ayağa kaldırabilmektir.
Başarı bazen insanların umudunu geri getirebilmektir.
Başarı bazen “Bu şehirde hâlâ bir ruh var” dedirtebilmektir.
Şaban hocanın elbette eksikleri, hataları olabilir.
Belki uzatmaları, penaltıları farklı planlayabilirdi.
Futbolun içinde bunlar vardır.
Ama unutulmamalıdır ki bu takım sezon boyunca olağanüstü şartlarda mücadele etti.
Eksiklerle savaştı.
İmkânsızlıklara rağmen buraya kadar geldi.
Asıl konuşulması gereken başka bir gerçek var…
Bu takım çoğu zaman yalnız bırakıldı.
İş insanlarının, fabrikatörlerin, siyasilerin sahip çıkması gereken yerde; bazıları kenardan sadece izlemekle yetindi.
Hatta destek olmak yerine köstek olanlar çıktı.
“Bu takım filancanın takımı” diyerek Ceyhanspor’u siyasete alet etmeye çalışanlar oldu.
Oysa Ceyhanspor hiç kimsenin şahsi malı değildir.
Ceyhanspor bu ilçenin ortak değeridir.
Bu şehrin çocuklarının hayalidir.
Bu arma herkesindir.
İşte bu noktada Başkan Fahrettin Varlı’nın verdiği mücadeleyi görmezden gelmek büyük haksızlık olur.
Çünkü o, yalnızca bir başkanlık yapmadı…
Adeta onur savaşı verdi.
Ailesinden, işinden, sosyal hayatından fedakârlık ederek 24 saatini bu kulübe adadı.
Maddi manevi büyük yüklerin altına girdi.
Birçok kişinin geri çekildiği yerde o dimdik ayakta kaldı.
Kolay olan bırakıp gitmekti…
Ama o gitmedi.
Mücadele etti.
İyi ki yanında Kaymakam Ramazan Kurtyemez gibi destek veren devlet büyükleri ve As Başkan Atilla Mete gibi yol arkadaşları vardı.
Çünkü bazı mücadeleler tek başına verilmez.
Ben bir dönem Üçüncü Lig’de başkanlık yapmış biri olarak futbolun görünen yüzünün ne kadar aldatıcı olduğunu çok iyi biliyorum.
Dışarıdan bakınca herkes konuşur…
Ama o takım otobüsünün mazotu nasıl alınır, futbolcunun ödemesi nasıl yapılır, deplasman masrafı nasıl çıkarılır, kaç kişi bilir?
İşte bu yüzden kenardan ahkâm kesmek kolaydır.
Asıl zor olan ateşin içine girmektir.
Bugün sosyal medyada boş boş konuşanlara tek bir soru sormak gerekiyor:
“Sen bu takım için ne yaptın?”
Bir forma mı aldın?
Bir deplasmana mı gittin?
Bir gencin elinden mi tuttun?
Bir gün olsun maddi manevi destek mi verdin?
Vermediyseniz, yapılan fedakârlıklara saygı duymayı öğrenin.
Çünkü bu takım sahipsiz bırakıldığı halde mücadele etti.
Yıkılmadı.
Pes etmedi.
Ve unutulmasın…
Henüz hiçbir şey bitmiş değil.
Önümüzde hâlâ Play-Out süreci var.
Kaldı ki bu sezon şampiyon olunamasa bile kazanılan çok önemli bir şey var:
Yeniden oluşan birlik ruhu…
Eğer bu şehir gerçekten kenetlenirse…
Eğer siyaset üstü bir anlayışla herkes bu armanın etrafında birleşirse…
Eğer iş insanı da, taraftar da, yönetici de aynı hedefe inanırsa…
O kupa da gelir, o şampiyonluk da gelir.
Çünkü Ceyhanspor’un ihtiyacı olan şey para kadar inançtır.
Destek kadar birliktir.
Eleştiri kadar sahip çıkmaktır.
Bugün belki gözlerde hüzün var…
Ama unutmayın; büyük hikâyeler bazen kaybedilen maçlardan sonra yazılır.
Bu yüzden kimse umudunu kaybetmesin.
Kimse verilen emekleri küçümsemesin.
Çünkü gerçekten…
Bu emeklere yazık olur.

Benzer Haberler