HALKIN ARASINDAKİ ADANA VALİSİ YAVUZ BİR İLKİ GERÇEKLEŞTİRDİ
Bazen bir şehri anlamak için uzun raporlara, kalın dosyalara gerek yoktur.
Bir sokağa çıkarsınız…
Bir esnafın gözünün içine bakarsınız…
Bir vatandaşın derdini dinlersiniz…
Ve o şehrin nabzını anlarsınız.
Türkiye’de yıllardır alıştığımız bir bürokrasi düzeni var.
Makam odaları büyük, kapıları ağır…
Masalar geniş, ama çoğu zaman halkla aradaki mesafe daha da geniş.
Ama bazen biri gelir…
Kapıları açar.
İşte o isimlerden biri oldu.
Adana’ya vali olarak atandı.
Henüz çok yeni…
Ama kısa zamanda şehirde farklı bir hava oluştu.
Çünkü makamda oturmayı değil, sahada olmayı tercih etti.
Ceyhan’a geldi…
Önce kaymakamlıkta toplantı yaptı.
Sonra protokol fotoğrafları çekilip arabaya binip gitmedi.
Sokağa indi.
Çarşıya yürüdü.
Esnafın kapısından içeri girdi.
“Hayır olsun” dedi.
Çay içti.
Dinledi.
Belki bir esnafın elektrik derdi vardı.
Belki bir vatandaşın yolu…
Belki bir annenin çocuğunun okulu…
Ama en önemlisi şuydu:
Devletin en üst temsilcisi o insanları dinliyordu.
Samimi görüntüler oluştu.
Esnaf teşekkür etti.
Vatandaş memnun kaldı.
Sonra güvenlik birimlerine geçti.
’nü ziyaret etti.
İlçe Emniyet Müdürü ’nden ilçedeki asayiş çalışmaları hakkında bilgi aldı.
Ardından .
İlçe Jandarma Komutanı ile bir araya geldi.
Kırsal mahallelerdeki çalışmalar konuşuldu.
Yani klasik bir ziyaret değil…
Gerçek bir saha programı.
Aslında mesele basit.
Devlet dediğin şey…
Vatandaşın kapısını çalabilmeli.
Cumhurbaşkanı zaman zaman söylüyor:
“Koltuğa yapışan bürokrat istemiyorum.”
Ama hepimiz biliyoruz…
Bu ülkede hâlâ koltuğuna yapışan çok sayıda bürokrat var.
Makamdan çıkmayan…
Vatandaşla arasına mesafe koyan…
Devleti masa başından yönetmeye çalışan…
İşte bu yüzden bazı görüntüler insanın içini ferahlatıyor.
Çünkü yıllardır özlenen bir tablo var.
Devletin yöneticisinin halkın içinde olması…
Adana’da bugün o tablo yeniden görülüyor.
Vali Mustafa Yavuz…
Göreve başladığı günden beri eşiyle birlikte sokakta.
İnsanların arasında.
Gönüllerin içinde.
Belki de mesele tam olarak şu:
İşini en iyi yapan…
Vatanını en çok seven insandır.
Hakkı gözetir.
Adaleti savunur.
Millete hizmet eder.
Bir savcı doğrulukla…
Bir vali vicdanıyla…
Bu güzel ülkenin en büyük gücü budur.
Çünkü görev…
Bir makam değil.
Bir emanettir.
Ve o emaneti layıkıyla taşıyanlar,
Şehrin kalbinde iz bırakır.
Tıpkı bugün Adana’da olduğu gibi.
Tıpkı bizim valimiz…
Mustafa Yavuz gibi.








