KAZANAN CEYHAN

KAZANAN CEYHAN

KAZANAN CEYHAN

Bazen bir seçim sonucu sadece sandıktan çıkmaz…
Bazen bir şehir nefes alır.
Ceyhan’da öyle bir gün yaşandı.
Yılların birikimi…
Alışkanlıklar…


“Nasıl olsa değişmez” denilen ezberler…
Hepsi sandığın başında birer birer sorgulandı.
933 kişi gitti o sandığa.
Sadece oy kullanmaya değil…
“Ben de varım” demeye gitti.
Bir tarafta yılların tecrübesi…
Bir isim ki, artık unvan değil, hafızaydı.
Ünal Kurt…
Diğer tarafta…
Adı çok bilinmeyen ama sözü duyulan bir genç.
Cihan Aksu…
İşte hikâye tam burada başladı.
Çünkü bu sadece iki adayın yarışı değildi.
Bu,“alışılmış olan” ile “umut edilen” arasındaki ince çizgiydi.
Ve Ceyhan…
O çizgiyi geçti.
512 oy…
Bir rakamdan ibaret değil.
Değişime atılan imza.
Ama bu hikâyeyi asıl anlamlı kılan sandık değil…
İnsanlık oldu.
Kazanan kürsüye çıktı.
Ve ne yaptı biliyor musunuz?
El öptü.
Siyasetin, egonun, koltuk kavgasının bu kadar kirlettiği bir ülkede…
Bir genç başkan çıktı…
Dününe saygı gösterdi.
İşte o an…
Seçim bitti.
Yerine bir şey başladı.
Saygı.
Ardından ne oldu?
Yılların başkanı…
Rakibini tebrik etti.
Çünkü bazı insanlar koltuğu kaybedince küçülmez…
Aksine büyür.
O gün Ceyhan’da kimse kaybetmedi.
Ne Ünal Kurt kaybetti…
Ne Cihan Aksu kazandı sadece…
Kazanan…
Birlik oldu.
Kazanan…
Esnafın alın teri oldu.
Kazanan…
Birbirine sarılabilen insanlar oldu.
Ve belki de en önemlisi…
Kazanan, “biz” olabilmekti.
Bugün herkes sonucu konuşuyor.
Yarın projeler konuşulacak.
Ama yıllar sonra bile hatırlanacak olan şey…
O el öpülen an olacak.
Çünkü bu ülkede hâlâ umut varsa…
Sebebi tam da böyle anlar.
Ceyhan küçük bir ilçe olabilir…
Ama o gün büyük bir ders verdi:
Demokrasi sadece kazanmak değildir…
Adam gibi kaybetmeyi de bilmektir.
Ve bazen…
En büyük zafer,
Karşındakine saygı duyabildiğin andır.
İşte bu yüzden…
Gerçekten kazanan Ceyhan oldu.

Benzer Haberler