İFTARIN GERÇEK ANLAMI
Ramazan ayını yine iyisiyle kötüsüyle idrak ediyoruz.
Her yıl olduğu gibi bu yıl da iftar sofraları kuruldu.
Siyasi partiler kurdu.
Belediyeler kurdu.
Kurumlar kurdu.
Kurmaya da devam ediyorlar.
Ama bir gerçek var…
İftar sadece masa kurmak değildir.
İftar fotoğraf vermek hiç değildir.
Ben yaklaşık 40 yıldır gazetecilik yapıyorum.
Hayatım boyunca bir prensibim oldu.
İnanmadığım, samimi bulmadığım hiçbir iftara katılmadım.
Çünkü Ramazan gösteriş ayı değildir.
Ramazan reklam ayı değildir.
Ramazan…
Paylaşmanın ayıdır.
Yoksulu hatırlamanın ayıdır.
Kimsesizin kapısını çalmanın ayıdır.
Ve en önemlisi…
Bu vatan için canını veren şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkmanın ayıdır.
Dün akşam işte tam da böyle bir iftardaydım.
Emniyet Müdürlüğü’nün düzenlediği iftar programında…
Bu ülke uğruna canını veren emniyet şehitlerimizin kıymetli aileleri vardı.
Bu vatan için kurşunlara göğüs germiş kahraman gazilerimiz vardı.
Masada protokol de vardı.
Ama önemli olan masada oturmaları değildi.
Önemli olan…
Şehit ailelerinin yanına gidip tek tek ilgilenmeleriydi.
Gazilerin ellerini sıkmalarıydı.
Onlarla sohbet etmeleriydi.
Onları dinlemeleriydi.
İşte o an anlıyorsunuz…
Bir iftarın gerçekten yürekten yapılıp yapılmadığını.
Bazı iftarlar vardır…
Fotoğraf çekilir.
Konuşmalar yapılır.
Sonra herkes dağılır.
Bazıları da vardır…
Sessizdir.
Ama kalbe dokunur.
Dün akşamki iftar…
İşte o iftarlardan biriydi.
Çünkü iftar…
Zengin sofralarında değil,
ihtiyaç sahibinin gönlünde anlam kazanır.
İftar…
Kimsesizlere verildiğinde anlamlıdır.
İftar…
Şehit aileleri ve gazilerle paylaşıldığında kıymetlidir.
Tıpkı dün akşam olduğu gibi.
Bu yüzden…
Sayın Kaymakamım,
Sayın Cumhuriyet Başsavcım,
Sayın Emniyet Müdürüm…
İyi ki varsınız.
Ve iyi ki bu ülkenin şehit ailelerini ve gazilerini unutmayan yöneticileri hâlâ var.








