Bir sabah uyanıyorsunuz.
01-03-2026 13:57Haber şu: İlteriş Altıntaş, Ceyhan’a geldi geleli “ilk”lere imza atıyor. Hükümlüler cami temizliyor.
Haber şu: İlteriş Altıntaş, Ceyhan’a geldi geleli “ilk”lere imza atıyor. Hükümlüler cami temizliyor.
Burası Ceyhan. Haritalarda küçük puntolarla yazılan, acıları ise kocaman yaşayan bir memleket. Geçtiğimiz hafta Üçdutyeşilova Mahallesi’nde bir servis aracı dereye uçtu. Dokuz köyden çocuk taşıyordu.
Şehrin nabzı en iyi sabah atar. Makyajsızdır. Süssüzdür. Gerçektir.
14 Şubat… Vitrinler kırmızı. Kalpler plastik. Sevgi indirimde. Ama biz bugün başka bir şeyi hatırlayalım
Bu memlekette gazetecilik, kartvizite yazılan bir unvan değildir. Omuzda taşınır. Yürekte taşınır.
Bazı insanlar vardır… Adları nüfus kâğıdında yazar ama aslında vicdanlara kazınır. Makamla büyümezler, makam onları küçültür.
Takvim yaprakları 6 Şubat’ı gösterdiğinde, bu memleketin saati durdu. Duvarlar yıkıldı. Evler çöktü. Ama en çok da insanın içi göçtü. Adana’dan Hatay’a, Kahramanmaraş’tan Malatya’ya, Gaziantep’ten Adıyaman’a… Bir gecede 11 şehir, haritadan değil ama hayattan silindi. Beton değil, umut çöktü. Kolon değil, gelecek kırıldı.
Takvim yaprakları düşüyor. Duvarlar düşüyor. Ama sorumluluk düşmüyor. 6 Şubat… “Asrın Felaketi” diyoruz.
Ceyhan’da her şey var. Doğalgaz var… Ama bina yok. Üç yıldır. Evet yanlış okumadınız. Üç yıldır.
Ceyhan’da eski Devlet Hastanesi yıkılacakmış. İyi. Peki soralım… Bu şehirde iyi olan her şey neden hep bir yerden yıkılarak başlıyor? Bal Ligi’ndeki temsilcimiz…
Bazı koltuklar vardır… O koltuklara oturulmaz. O koltuklar taşınır. Bazı görevler vardır… Unvan değildir. Sorumluluktur.
Belediye Başkanından Fazlası. Bazı insanlar makamı büyütür. Bazı makamlar da insanı… Sarıçam Belediye Başkanı Bilal Uludağ, ilk grupta olanlardan.
Bayrak dediğin bez parçası değildir. Öyle diyenler ya tarih bilmez, ya bedel ödememiştir. Bayrak kandır. Bayrak terdir.
Koltuk küçük. Menfaat daha küçük. Ama kırılan kalplerin, dökülen değerlerin hesabı büyük. Kimse kusura bakmasın… Ceyhan, sessiz sedasız eriyor.
Bu ülkede herkes bir yerlere gelmek ister. Makam ister. Koltuk ister. Unvan ister.
Bu Kalem Susmaz 10 Ocak geldi geçti. Bazıları için takvim yaprağıydı. Bazıları için protokol maddesi. Bazıları içinse…
Bazı insanlar vardır… Adı söylenince susulur. Arkasından konuşulmaz, yazılır. Ama ne yazarsan yaz, eksik kalır. Çünkü bazı insanlar kelimeyle anlatılmaz. Onlar ancak yürekle hissedilir.
Gazeteciyim. Yıllardır sağlık sektörünün içindeyim. Hastane koridorlarını, evinin koridorundan daha iyi bilenlerdenim. Bazen haber için girdim o kapılardan…
Ceyhan kurtuldu… 104 yıl önce. Toprağıyla, suyuyla, insanıyla.
Takvim yaprakları 104 yıl öncesini gösterdiğinde, bu topraklarda bir cümle yankılandı. Öyle sıradan bir cümle değildi.
Yeni yıla sayılı günler kaldı. Takvim değişiyor. Ama bazı alışkanlıklar… Hiç değişmiyor.
Gazeteciyim. Yıllardır sağlık sektörünün içindeyim. Hastane koridorlarını evinden çok görenlerdenim.