Ceyhan’da tuhaf şeyler oluyor…
11-12-2025 10:16Geçen yıl belediyenin düzenlediği, hem halkın gezdiği, hem esnafın kazandığı, hem de Ceyhanspor’un nefes aldığı Yöresel Ürün Fuarı vardı ya…
Geçen yıl belediyenin düzenlediği, hem halkın gezdiği, hem esnafın kazandığı, hem de Ceyhanspor’un nefes aldığı Yöresel Ürün Fuarı vardı ya…
Bazen bir şehrin kaderi, bir takımın forması nettir…
Bazen çok zordur arkadaşını dostunu,yol arkadaşını yazmak... Hele 'de Ceyhan Gazeteciler Cemiyeti ve TGF de birlikte yol arkadaşlığı yaptığın abin,fani dünyadan göçüp gitmişse daha da zordur kelimeleri bir araya getirmek...
Ceyhan’ın milli takımı Ceyhanspor, yıllar sonra yeniden şampiyonluk yürüyüşüne çıkmışken, kentte hâkim olan sessizlik insanın içini acıtıyor.Bir zamanlar her köşe başının bayraklarla süslendiği, sokakların Yeşil-Beyaz coşkuyla dolup taştığı o günler sanki hafızalardan
Bazen bir insanı yazmak, onu anlatmak dünyanın en zor işine dönüşür. Hele ki o insan sadece bir dost değil, bir abi ise… Hele ki artık aramızda değilse… Kelimeler, yüreğin taşıyabildiğinden daha hafif kalır.
Bugün 3 Aralık… Dünya Engelliler Günü. Yıllardır bu günü takip eden, haberini yapan bir gazeteci olarak her yıl aynı acı gerçeğin içimde yeniden yankılandığını hissederim. Ama bugün bende ve ailemde bu yankının sesi biraz daha farklı, biraz daha derinden geliyor… Çünkü bu gün, bizim evimizin, bizim kalbimizin de her yıl hatırladığı bir gün.
Türkiye’nin dört bir yanını gezip dolaşıyorum… Ankara’nın ayazı, Kırıkkale’nin sertliği, Nevşehir’in taşında tarih, Niğde’nin toprağında bereket, Bor’un rüzgârında memleket kokusu…
Yılların gazetecisi olarak,acı haberleri duyarken insanın yüreği her seferinde burkuluyor; ama cenaze haberlerinde hissettiğim hüzün bir başka oluyor.Bir hafta içinde iki değerli insanı kaybettik: Çocukluk arkadaşım, dünyalar iyisi İsmail Ködörgü ve bugün de Aksu ailesinin gülen yüzü, semt pazarının sembolü Murat Aksu…
Bazı insanlar vardır; bir makamdan, bir üniformadan çok daha fazlasıdır.Girdikleri ortama ağırbaşlılık, duruşlarına ise güven eşlik eder. İnsan olmanın, adam olmanın ne demek olduğunu, kelimelere ihtiyaç duymadan sadece davranışlarıyla anlatırlar.
Kesk’e bağlı sendikaların öncülüğünde; sol siyasi partilerin, meslek örgütlerinin ve birçok demokratik kitle örgütünün katılımıyla düzenlenen Adana Bölgesel “Geçinemiyoruz” Mitingi, geniş bir katılımla gerçekleşti. Hayat pahalılığına, gelir adaletsizliğine ve artan emek sömürüsüne dikkat çekmek amacıyla düzenlenen mitinge Ceyhan’dan da güçlü bir katılım sağlandı.
Ceyhan son günlerde ilginç bir mucizeye sahne oluyor… Dünyada eşi benzeri olmayan bir belediyecilik anlayışı!
Bazı acılar vardır, yıllar geçse de insanın yüreğinde ilk günkü tazeliğini korur. Zaman, hayatın koşuşturması, değişen şehirler, değişen yüzler… Hiçbiri o acının bıraktığı izi silemez. Bugün yine o izlerden birine dokunuyor, yine içimizin burkulduğu o tarihe dönüyoruz: 19 Kasım 1995.
Memleketin değer terazisi bozuldu biliyorsunuz.
Kırk yıl geçti... Kırk yıldır bu kentin sokaklarında haber kovalıyorum. Kırk yıldır aynı soruyu soruyorum kendi kendime: “Ceyhan’ı kim seviyor gerçekten?”
Göğe yükselmiş bir kara haberle sarsıldık... Gürcistan‑Azerbaycan Sınır Hattı üstünde bir eğitim uçuşu sırasında, “neden?” diye sormadan edemediğimiz bir sebeple düşen uçak; içinde taşıdığı 20 evladımızın vatan için feda olduğunu haberdar etti bizi. İsimlerini tek tek yazarak şehitlerimizi anmanız, onların şahsında hepimizin minnetini, acısını beraber yaşadığımızın işaretidir.
Bugün 10 Kasım. Yurdun dört bir yanında saat 09.05’te hayat durdu. Çocuklar, öğretmenler, işçiler, memurlar, yaşlısı genci… 87 yıldır aynı saygı, aynı özlem, aynı minnetle… Ama belli ki, herkesin kalbinde aynı nabız atmıyor.
Adana’nın bereketli toprağı, memleketin kalbi gibi atan güzel bir şehir Ceyhan. Ama nedense bu güzel memleketin üstüne hep bir siyaset gölgesi düşer.
Sürücü belgesi değil, ralli lisansı lazım! Yol değil, hendek. Asfalt değil, moloz. Köy yolu desen, köy alınır üstüne.
Bazı haftalar vardır… Takvimin sayfaları sıradan geçmez. Günler ağırlaşır,saatler iç burkucu bir sessizlikle akar. İşte öyle bir haftadayım ben.
Ceyhan’ın bazı camilerinde halılar kir içinde, tuvaletler rezalet, cemaat abdest alacak yer bulamıyor.
Ceyhan’ın sokaklarında bir ışık yanıyor… Ne neon ışığı bu, ne de tabelaların yapay parıltısı. Bu ışık, adaletin, vicdanın, insan sevgisinin ışığı. Adı Oğuz Şahin.