Bir Doktor, Bir Vicdan, Bir Ceyhan Meselesi

Bir Doktor, Bir Vicdan, Bir Ceyhan Meselesi

Bir Doktor, Bir Vicdan, Bir Ceyhan Meselesi

Gazeteciyim.
Yıllardır sağlık sektörünün içindeyim.
Hastane koridorlarını evinden çok görenlerdenim.


Hem kendim için…
Hem ailem için…
Hem dostlarım için…
Devlet hastanesine çok insan götürdüm.
Haber için gittiğim'de oldu, umut için gittiğim de.
Önceki gün Ahmet Uludağ hocayı yazdım.
Övgüyle.
Tek bir kötü söz gelmedi.
Çünkü iyilik, tartışma kaldırmaz.
Bugün sırada bir başka isim var.
Ceyhan’ın sessiz ama derin değeri: Vedat Bayrak.
Yeğenim…
Motor kazası.
Durumu ağır.
“Adana’ya yetiştirelim” telaşı.
Tam o an biri dedi ki:
“Vedat Bayrak var.”
Bir telefon açtım.
“Abi, beni tanımadın mı?” dedi.
“Ceyhun’un da arkadaşıyım.
Ne gerekiyorsa yaparız.”
İşte o cümle…
İnsanı hayata bağlayan cümle.
Önce rahatladım.
Sonra utandım.
Nasıl tanımam Vedat Bayrak’ı?
Oysa sabah yürüyüşlerinde aynı yolu paylaşıyoruz.
Selamlaşıyoruz.
Yan yana geçiyoruz.
Meğer bazen en büyük değerler, en sessiz yürüyenlermiş.
Bir aile düşünün…
Doktor kız kardeş.
Yargı mensubu abi.
Hıdır Amca gibi bir baba.
İlkeli, dürüst, omurgalı.
Tesadüf mü?
Hayır.
Bu bir karakter meselesi.
Vedat Bayrak, Ceyhan için bir şans.
Bilgisiyle.
Becerisiyle.
Donanımıyla.
Ama en önemlisi ne biliyor musunuz?
Herkesi Mevlana gibi kucaklaması.
Kapısı herkese açık.
Torpile kapalı.
Başhekimlikte gözü yok.
Makamla işi yok.
Onun tek derdi var:
Ceyhan Sevdası.
2025’te nasılsa…
2026’da da öyle olacak.
Aynı vicdan.
Aynı merhamet.
Aynı insanlık.
Allah, böyle “adam gibi adam” doktorları bu memleketten eksik etmesin.
Ceyhanlıların kalbinde taht kuran
Doktor Vedat Bayrak’ı başımızdan almasın.
Çünkü bazı insanlar meslek icra etmez…
İnsanlık yapar.

Benzer Haberler
Rastgele Oku