24 Ocak'ı unutmadık

24 Ocak'ı unutmadık

24 Ocak'ı unutmadık

Takvim yaprağı değildir bazı günler.
Yaradır.
Ankara ayazdır o sabah.
Kar beyazdır ama pus karanlık.
Bir adam çıkar evinden…
Gazeteci.
Yazar.
Aydın.
Kalemi silahtan tehlikeli bulunan bir adam.
Uğur Mumcu.
Bombayı arabasına koyanlar,
yalnızca bir canı almadı.
Gerçeği hedef aldı.
Sorgulamayı.
Aklı.
Cesareti.
Sustu mu memleket?
Hayır.
Ama eksildi.
Yıllar geçti.
Takvim yine 24 Ocak’ı gösterdi bu kez Diyarbakır’da.
Bir emniyet müdürü vardı.
Devletin soğuk yüzü değildi.
Halkın içindeydi.
Çocukların saçını okşayan,
annelerin duasını alan bir adamdı.
Gaffar Okkan.
Kurşunlar yalnızca makam aracına sıkılmadı.
Kardeşliğe sıkıldı.
Umuda sıkıldı.
“Bu şehir de gülebilir” diyen iradeye sıkıldı.
O gün Diyarbakır ağladı.
Türkiye ağladı.
Çünkü bazı insanlar ölünce sadece toprağa girmez.
Vicdanımıza gömülür.
Hafızamıza kazınır.
Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan…
İki farklı yol.
Aynı kader.
Aynı gün.
Aynı karanlık.
Biri kalemiyle,
biri duruşuyla rahatsız etti kötülüğü.
Ve biz bugün onları anarken,
aslında kendimize soruyoruz:
“Bu ülke,
dürüstlüğün bedelini neden hep canla ödüyor?”
Unutursak rahat ederiz belki.
Ama hatırlarsak insan kalırız.
Ruhları şad olsun.
Mekânları cennet olsun.
Bu memleket,
onlara borçlu.

Benzer Haberler
Rastgele Oku