Cenazede Pilav, Acıda Kredi

Cenazede Pilav, Acıda Kredi

Cenazede Pilav, Acıda Kredi

40 yıldır Sahadayım…
Gazetecilik öyle masa başında olmuyor. Hayatın içindeyim.
Düğünde de varım, maçta da…
Ama en çok nerede varım biliyor musunuz?
Cenazede.
Çünkü bu memlekette acı, en çok orada gerçek yüzünü gösteriyor.
Bir bakıyorsunuz;
Üç gün taziye…
Ardından üç mevlit…
Yetmedi, yedi…
O da olmadı, kırk…
Sanki rahmetli ölürken vasiyet etmiş:
“Beni gömün ama pilavsız bırakmayın.”
Ekonomisi yerinde olan yapıyor.
Ona sözüm yok.
Ama ya emekçi?
Ya asgari ücretle yaşayan?
Ya borçla ay sonunu getiren?
İşte asıl dram orada başlıyor.
“Millet ne der?”
“Kınarlar…”
“Ayıp olur…”
“Mevlitsiz mi gidecek?”
Ve sonuç:
Banka kredisi.
Faizli kredi.
Cenazeden sonra gelen ilk tebligat.
Acı bitmiyor…
Sadece şekil değiştiriyor.
Oysa din ne diyor?
Net.
Merhumun ardından yemek vermek mekruhtur.
Bakın haram demiyorum.
Mekruh…
Yani uygun değil.
Neden?
Çünkü cenaze sahibi zaten perişan.
Zaten yıkılmış.
Zaten evinde yas var.
Bir de ona kazan kurdurmak,
Pilav kaynattırmak,
Et dağıttırmak…
Bu mu din?
Bu mu vicdan?
Peygamber Efendimiz ne demiş?
“Cafer’in ailesine yemek hazırlayın…”
Yani acı sahibine yemek götürün,
Acı sahibinden yemek beklemeyin.
Ama biz ne yapıyoruz?
Hadisi tersinden okuyoruz.
Komşu destek olacakken,
Komşu müşteri oluyor.
“Kaç kişilik yemek?”
“Etli mi olsun?”
“Tatlı da verelim mi?”
Cenaze evi lokanta gibi.
Ve bu yanlışın bedelini kim ödüyor?
Sessizce borçlanan gariban.
Bakın, Ceyhan’ın bazı köyleri bu ayıbı kaldırdı.
Muhtarlar dedi ki:
“Yemek yok.”
Ne oldu?
Kıyamet kopmadı.
Rahmetliler azap çekmedi.
Köyler yıkılmadı.
Dün gece bir taziyedeydim.
Hoca dedi ki:
“Yarın yemeksiz mevlit.”
İşte bu…
İslam budur.
Vicdan budur.
Ama bir eksik var.
Koca bir eksik.
Bu konuyu en çok kimin anlatması gerekir?
Müftünün.
Ama Müftü nerede?
Bir göründü…
Sonra yok.
Tatilde.
İzinde.
Ceyhan’da bile oturmuyor.
Telefonu açan yok.
Soruyu cevaplayan yok.
Oysa bir cümle yeterdi:
“Cenaze yemeği mekruhtur.”
Ama susuluyor.
Çünkü susmak kolay.
Bedelini kim ödüyor?
Yine halk.
Ben 49 yıldır yazıyorum.
Köşe yazısında…
Gazetede…
Sosyal medyada…
Yazmaya da devam edeceğim.
Çünkü bu mesele din meselesi değil sadece…
Bu mesele kul hakkı meselesi.
Cenazede pilav olmaz.
Acıda gösteriş olmaz.
Yasta kredi hiç olmaz.
Allah olsun…
Gerisi teferruat.

Benzer Haberler
Rastgele Oku