CEYHAN’IN KÜFÜNE SİNEN SAHİPSİZLİK
Bazen bir şehrin kaderi, bir takımın forması nettir…
Ve forma, sahipsiz kalınca şehir de sahipsiz kalır.
Ceyhan FK…
Bölgesel Amatör Lig’de kaybetmeden ilerleyen bir takım.
Dokuz maç, beş galibiyet, dört beraberlik…
Bir maç eksiğiyle liderliğe oturmuş, dahası sahada canını dişine takan gençlerin taşıdığı bir gurur hikâyesi…
Ama bu hafta?
Bir hakem hatası…
İki puan gitti.
Liderlik gitti.
Haksızlık, bir soğuk duş gibi düştü kentin üzerine.
Ve bütün bu haksızlığın ortasında bir detay var ki, işte o insanın içini acıtıyor:
Koca Ceyhan’da takımın bir tek bayrağı bile yok.
Bakın tekrar yazıyorum:
Bir. Tane. Bayrak. Yok.
Ceyhan’ın sokakları, caddeleri, işyerleri…
Sanki başka bir ilçenin sokakları.
Sanki bu takım başka bir ilçenin takımı.
Sanki başarı, yalnızca oyunculara ait; şehrin değil.
Siyasiler ortada yok.
Sivil toplum kuruluşlarının sesi yok.
İş insanları, esnaflar…
Hadi destek olmayı geçtim, kaldırıp bir bayrak asmaya bile zahmet etmemiş.
Bir tek duyarlı vatandaş var:
Ramazan Altunbaş.
İşyeri önüne bayrağı asmış.
Koskoca şehirde bir kişi…
Sorarım size:
Ayıp değil mi?
Günah değil mi?
Bu şehir bu kadar mı sahipsiz?
Daha tesis yok.
Yıkılmış bir stat var, yerine bir çivi çakan yok.
Millet maçı ayakta izliyor.
Vatandaş utanıyor,
ama ilçe spor müdürü utanmıyor.
Siyasiler hiç utanmıyor.
Koskoca Ceyhan’da Fahrettin Varlı diye bir yiğit çıkmış,
takımı tek başına omuzlamaya çalışıyor.
İki yiğit adam, bir kaymakam destek veriyor…
Gerisi?
Gerisi toz duman.
Gerisi sessizlik.
Gerisi klavye başında Ceyhan sevdalısı kesilenlerin yüzeyselliği.
Peki bu nereye kadar böyle gider?
Yarın deplasman maçı var.
Bahçespor karşısında çok önemli bir karşılaşma.
Bu gençlerin morale ihtiyacı yok mu?
Bu takım “bizim takımımız” değil mi?
Başkan Fahrettin Varlı, hakemlere bile konuşmaktan kaçınıyor:
“Kural hatasıyla iki puanımızı çaldılar. Liderlikten ettiler. Çarşamba günü telafi edip yeniden lider olmak istiyoruz.”
diyor.
Adamın cümlesinde bile sorumluluk, mertlik, cesaret var.
Sükûnetle konuşuyor, karakteriyle konuşuyor.
Peki Ceyhan?
Ceyhan ne yapıyor?..
Bir ilçenin takımı milli takım gibidir.
Onurudur, gururudur.
Caddelerinde bayrak dalgalanıyorsa o şehir canlıdır.
Tribünleri doluyorsa o şehir güçlüdür.
Takımına sahip çıkıyorsa o şehir ayaktadır.
Ama Ceyhan?
Uyuyor…
Sessiz…
Küskün…
Kimsesiz…
Kusura bakmayın ama,
bir ilçenin takımına sahip çıkmadığı yerde gelişimden, birlikten, şehir kültüründen bahsedemezsiniz.
Bugün o takımın yanında durmazsan,
yarın “Ceyhan neden geri kaldı?” diye ağlamanın da anlamı yok.
O yüzden diyorum ki:
Gün birlik olma günüdür.
Gün sahip çıkma günüdür.
Başka Ceyhan yok.
Benden söylemesi…
Bazen bir şehrin kaderi, bir takımın forması kadar nettir…
Ve forma, sahipsiz kalınca şehir de sahipsiz kalır.
Ceyhan FK…
Bölgesel Amatör Lig’de kaybetmeden ilerleyen bir takım.
Dokuz maç, beş galibiyet, dört beraberlik…
Bir maç eksiğiyle liderliğe oturmuş, dahası sahada canını dişine takan gençlerin taşıdığı bir gurur hikâyesi…
Ama bu hafta?
Bir hakem hatası…
İki puan gitti.
Liderlik gitti.
Haksızlık, bir soğuk duş gibi düştü kentin üzerine.
Ve bütün bu haksızlığın ortasında bir detay var ki, işte o insanın içini acıtıyor:
Koca Ceyhan’da takımın bir tek bayrağı bile yok.
Bakın tekrar yazıyorum:
Bir. Tane. Bayrak. Yok.
Ceyhan’ın sokakları, caddeleri, işyerleri…
Sanki başka bir ilçenin sokakları.
Sanki bu takım başka bir ilçenin takımı.
Sanki başarı, yalnızca oyunculara ait; şehrin değil.
Siyasiler ortada yok.
Sivil toplum kuruluşlarının sesi yok.
İş insanları, esnaflar…
Hadi destek olmayı geçtim, kaldırıp bir bayrak asmaya bile zahmet etmemiş.
Bir tek duyarlı vatandaş var:
Ramazan Altunbaş.
İşyeri önüne bayrağı asmış.
Koskoca şehirde bir kişi…
Sorarım size:
Ayıp değil mi?
Günah değil mi?
Bu şehir bu kadar mı sahipsiz?
Daha tesis yok.
Yıkılmış bir stat var, yerine bir çivi çakan yok.
Millet maçı ayakta izliyor.
Vatandaş utanıyor,
ama ilçe spor müdürü utanmıyor.
Siyasiler hiç utanmıyor.
Koskoca Ceyhan’da Fahrettin Varlı diye bir yiğit çıkmış,
takımı tek başına omuzlamaya çalışıyor.
İki yiğit adam, bir kaymakam destek veriyor…
Gerisi?
Gerisi toz duman.
Gerisi sessizlik.
Gerisi klavye başında Ceyhan sevdalısı kesilenlerin yüzeyselliği.
Peki bu nereye kadar böyle gider?
Yarın deplasman maçı var.
Bahçespor karşısında çok önemli bir karşılaşma.
Bu gençlerin morale ihtiyacı yok mu?
Bu takım “bizim takımımız” değil mi?
Başkan Fahrettin Varlı, hakemlere bile konuşmaktan kaçınıyor:
“Kural hatasıyla iki puanımızı çaldılar. Liderlikten ettiler. Çarşamba günü telafi edip yeniden lider olmak istiyoruz.”
diyor.
Adamın cümlesinde bile sorumluluk, mertlik, cesaret var.
Sükûnetle konuşuyor, karakteriyle konuşuyor.
Peki Ceyhan?
Ceyhan ne yapıyor?..
Bir ilçenin takımı milli takım gibidir.
Onurudur, gururudur.
Caddelerinde bayrak dalgalanıyorsa o şehir canlıdır.
Tribünleri doluyorsa o şehir güçlüdür.
Takımına sahip çıkıyorsa o şehir ayaktadır.
Ama Ceyhan?
Uyuyor…
Sessiz…
Küskün…
Kimsesiz…
Kusura bakmayın ama,
bir ilçenin takımına sahip çıkmadığı yerde gelişimden, birlikten, şehir kültüründen bahsedemezsiniz.
Bugün o takımın yanında durmazsan,
yarın “Ceyhan neden geri kaldı?” diye ağlamanın da anlamı yok.
O yüzden diyorum ki:
Gün birlik olma günüdür.
Gün sahip çıkma günüdür.
Başka Ceyhan yok.
Benden söylemesi…








