Siyasette Sadakatin Adı: Soner Çetin
Siyaset... Kimi zaman makamların,kimi zaman hesapların,kimi zaman da rüzgârın yönüne göre saf değiştirenlerin arenası...
Ama bu ülkenin siyaset tarihinde bir gerçek hiç değişmedi: Gün gelir herkesin makamı değişir, fakat karakteri değişmez.
İşte Soner Çetin'in hikâyesi de tam burada başlıyor.
Karataş'ın bereketli topraklarından çıkıp Çukurova'nın gönlüne yerleşen, yıllarca belediye başkanı olarak binlerce insanın hayatına dokunan bir isim...
Bugün ise Cumhuriyet Halk Partisi Genel Sekreter Yardımcılığı görevini üstlenerek yeniden partisine hizmet etmenin sorumluluğunu taşıyor.
Dikkat çeken yalnızca aldığı görev değil...
Makamının önünde oluşan insan seli...
Bitmeyen telefonlar...
Türkiye'nin dört bir yanından gelen tebrikler...
Bütün bunlar, bir koltuğa gösterilen ilgi değil; yılların emeğine, samimiyetine ve siyasi birikimine duyulan saygının ifadesidir.
CRT MEDYA Yönetim Kurulu Başkanı olarak, nezaket ziyareti gerceklestirdim.
Bu anlamda sıradan bir "hayırlı olsun" buluşması değildi.
Bu ziyaret,dostluğun, vefanın ve siyasette emeğe duyulan saygının fotoğrafıydı.
Soner Çetin'in ziyaret sırasında söylediği birkaç cümle ise aslında uzun yılların özetiydi:
"Adana Karataş'tan çıktık yola... Partimden istifa etmedim. Partimi değiştirmedim.Kısa bir misafirlik dönemim oldu. O zaman da CHP'liydim, bugün de CHP'liyim."
Siyasette bu cümleleri kurabilmek kolay değildir.
Çünkü siyaset, çoğu zaman insanların ilk vazgeçtiği değerlerin başında sadakati getirir.
Bugün birçok isim bulunduğu makama göre konuşurken,Soner Çetin geçmişini inkâr etmeden, yaşadıklarını saklamadan ve hiçbir kırgınlığın arkasına sığınmadan yoluna devam ettiğini söylüyor.
Belki de toplumun görmek istediği tam da budur...
İnsanlar artık sert söylemlerden çok samimiyet arıyor.
Gösterişten çok emek görmek istiyor.
Koltuk sevdası değil, dava bilinci görmek istiyor.
Bugün CHP Genel Merkezi'nde üstlendiği görev yalnızca bir makam değildir.
Bu görev; yılların belediyecilik tecrübesinin, örgütçülüğünün ve siyasette edindiği birikimin yeni bir sorumlulukla buluşmasıdır.
Siyasette iz bırakmak, görev yapmakla olmaz...
İnsanların gönlünde yer edinmekle olur.
Makamlar gelir geçer...
Unvanlar değişir...
Ancak geride bırakılan hizmetler, kurulan dostluklar ve gösterilen vefa hafızalarda yaşamaya devam eder.
Belki de bu yüzden Soner Çetin'in odasının kapısı hiç boş kalmıyor...
Telefonları susmuyor...
Çünkü insanlar sadece bir genel sekreter yardımcısını değil, yıllardır tanıdıkları, bildikleri ve güvendikleri bir dostu ziyaret ediyor.
Hayat bazen insanı başladığı yere yeniden getirir.
Ama bu dönüş, aynı insan olarak değil; daha güçlü,daha tecrübeli ve daha olgun bir şekilde olur.
Karataş'tan başlayan yolculuk,bugün Ankara'da yeni bir sorumlulukla devam ediyor.
Yol uzun...
Mücadele devam ediyor...
Ve siyaset, hâlâ vefayı unutmayan insanların omuzlarında yükselmeye devam ediyor.